• Adres: Anadolu Sinemacılar Derneği (Festival Ofisi) 38280 Talas – KAYSERİ
  • Telefon: +90 (0) 352 437 70 10
Aidiyet
Burak Çevik
2003’ün Aralık ayında, İstanbul’un banliyö mahallerinin birinde yaşayan 55 yaşındaki bir kadın, evine giren bir yabancı tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Cinayete ilişkin yürütülen soruşturma sonucu, maktulün kızı ve kızının sevgilisi gözaltına alındı. Dava 2007 yılında sonlandığında, mahkeme ikisini de müebbet hapis cezasına çarptırdı. Aidiyet, 15 yıl sonra bu kriminal vakanın mekânlarını takip ederek cinayeti işleyen zanlının polis karakolunda verdiği ifade eşliğinde topografik bir gözlem yapıyor ve ardından çiftin ilk tanıştığı geceye odaklanıyor.
Dilsiz
Murat Pay
Küçük bir çatı katında hayatını yalnız sürdüren Sami maişetini duvar ressamlığı ile sağlamaktadır. Bir gün onu çok seven babaannesinin vefatını ve kendisine bir sandığı miras olarak bıraktığını öğrenir. Sandıkta hat sanatıyla ilgili malzemeler vardır. Sami ilk başta sandıktaki malzemeleri pek umursamaz; hatta bu malzemelerden kurtulmayı bile düşünür. Fakat duvar resmi için gittiği bir kütüphanede tanıştığı Selma, onun için bir dönüm noktası olacaktır. Selma eskiden hat sanatıyla ilgilenmiş, İstanbul hanımefendisi tavırlarıyla dikkat çeken alımlı ve oturaklı bir kadındır. Sami, Selma’nın yönlendirmesiyle hat meşkine adım atar. Bir yandan da hat sanatının hâlihazırdaki durumundan hazzetmeyen, bir süredir öğrenci kabul etmeyen,eski kuşak, yetenekli ve zor bir hattat olan Eşref Efendi tarafından aşka yönlendirilir. Selma ve Eşref Efendi arasında sıkışan Sami için meşk, hafızasıyla yüzleştiği zorlu bir serüvene dönüşecek ve esaslı bir soruyu gündeme getirecektir: Aşk olmadan meşk olmaz mı?
Görülmüştür
Serhat Karaaslan
Zakir, İstanbul’daki bir cezaevinde mektup okuma komisyonunda çalışmaktadır. Görevi mahkumlara ait bütün mektupları okuyup varsa sakıncalı yerlerini karalayarak sansürlemektir. Günlük hayatı cezaevi ile gizlice gittiği yazarlık kursu arasında geçmektedir. Yazarlık kursunda verilen ödev için kontrol ettiği mektuplardan birinden çıkan fotoğrafı gizlice alır. Fotoğraf cezaevinde yatmakta olan Recep ile karısı Selma’ya aittir. Fotoğraf, Zakir için ilhamdan daha çok takıntıya dönüşür.
Kapan
Seyid Çolak
Bir adada yaşam süren beş balıkçı arkadaşın tek düze giden hayatları aralarından birisinin nedeni bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmasıyla değişime uğrar. Üstelik nereden geldiği bilinmeyen vahşi kurdun adada yavrulayıp, kendine yaşam alanı açmaya çabalaması da arkadaşlar arasında gittikçe yükselen bir gerilime neden olur.
Küçük Şeyler
Kıvanç Sezer
Onur, bölge müdürü olarak çalıştığı ilaç şirketinden atılır. İşsizlik başta ona çok büyük bir sorun olarak görünmez ama karısı Bahar için aynı şey geçerli değildir. Onur onu dinlemez ve gitgide sadece karısının kaygılarına değil etrafındaki dünyaya karşı da aldırmaz hale gelir. Güzel bir aldırmazlık halindeki Onur, daha ziyade zebralarla çevrelenmiştir. Komedi malzemesi olmayan olayları absürt bir mizahla ele alan bu hikayede, kişiselbir krizin bir evliliği nasıl etkilediğini görüyoruz.
Kovan
Eylem Kaftan
Sisli çam ormanlarıyla kuşatılmış, adeta varlığı bile unutulmuş bir sınır kasabası.. Almanya’da işleri bir türlü istediği gibi gitmeyen Ayşe annesinin ağır hastalandığı haberini almasıyla soluğu anayurdu Artvin’de alır. Annesi ölmeden önce Ayşe’ye son isteği olarak, ona da kendi annesinden yadigar arılığı emanet eder. Bir zamanlar dillere destan bir bal çıkaran arılık kalan son bir kaç kovanla yok olmanın eşiğine gelmiştir. Ayşe başta karşı çıksa da gönlü annesinin son isteğini reddetmeye izin vermez. Tuttuğunu koparan mizacıyla, çocukluğunun masalsı balını bir dünya markasına çevirme hayalini kısa sürede yaşam amacı haline getirir. Ancak Ayşe’nin hayalini hiç beklenmedik bir misafir bozacak, Ayşe’yi kaçınılmaz bir sürece sokacaktır. Dev bir ayı yerleşim alanlarının artmasıyla değişen coğrafyada kendine yeni besin kaynakları ararken Ayşe’nin arılığına dadanır.
Kızım Gibi Kokuyorsun
Olgun Özdemir
Kızım Gibi Kokuyorsun, yaşanan bir trajedinin ardından yolları kesişen Beatrice, Hevi ve İbrahim’in hikayesini konu ediyor.
Saf
Ali Vatansever
KAMİL (28) İstanbul Fikirtepe’de, karısı REMZİYE’yle (25) birlikte gecekonduda yaşayan naif bir adamdır. Kentsel dönüşüm dedikodularının komşuları karşı karşıya getirdiği mahallesinde duvar işlerinde çalışır. Karısı Remziye, herkesin hakkını gözeten Kamil’e göre çıkarına daha düşkündür. Lüks konutların olduğu bir sitede temizliğe gider. Uzun süredir işsiz olan Kamil, yoğun bir vicdan muhasebesinin ardından, yan mahalleyi dönüştüren inşaat şirketinin şantiyesinde gizlice işe başvurur. Şantiye Müdürü, onu Suriyeli Ammar yerine kepçeci olarak işe alır. İşçiler, Kamil’in ucuza çalıştığını öğrenince ona karşı cephe alır. Kamil’in işe girdiği duyulunca mahallelinin de Kamil’e tepkisi sert olur. İşyerinde ve mahallede giderek artan baskılar Kamil’i dönüştürmeye başlar. Suriyeli Ammar işini geri almak için savaşınca Kamil iyice kapana kısılır. Eşi Remziye, olaylarınsonuçlarıyla yüzleşmek z
Omar ve Biz
Maryna Er Gorbach ve Mehmet Bahadır Er
İsmet uzun yıllar sınır görevi yaptıktan sonra yeni emekli olmuş bir askerdir. İletişim kurmakta zorlanan yapısı sebebiyle oğlu kendisinden kaçarak Amerika’ya gitmiştir. Karısı Fetihe de oğlunun yanına gitmek istiyordur. Türkiye | Yunanistan sınırındaki yazlık bir sitede kışın da yaşamaya devam eden İsmet, komşusu Sabri’nin hayatını kurtaran iki göçmeni evinde misafir etmeye başlamasıyla kendisini hesap etmediği olaylar içinde bulur. Göçmenlik konusunu komşuluk teması üzerinden işleyen OMAR VE BİZ; Sahip olduğumuz mülkiyet ve statülerimizin hayatta özgür kararlar vermemizi ne derece etkilediğini kurduğu yalın dünyada yansıtan , önyargılarımızla yüzleşmemizi sağlayacak bir filmdir.
Peri
Can Evrenol
Bir varmış, bir yokmuş... Dışarda “Büyük Dünya Savaşı” devam ederken, Kuzeyde, karantina altındaki küçük bir kasabada, Santral’deki patlamadan 10 yıl sonra, Ağzı olmayan bir kız ve babası, ormanın derinliklerinde saklanarak yaşıyorlarmış...